Teninde yara izleri devletler kurmuş Her biri bağımsızlığını kabul ettirmiş Her biri birbirinin aynı ama farklı Teninde kendi kadar kimsesizler var Kendi kadar teri üstündeler Ve kendinden zıttır, anlamaz Parlayan bir kuvars gibi Teri neredeyse hiç olmayanlar Birbirini bu savaşa sokmak için Fazla ter döktü batısıyla doğusu insanın O dar kanala, o geçit vermez dağa O kadar kana, sınırdaki evin taşlarına Sınırın dışında kalana olan merakı Zarların yokuş aşağı sallanışına Heba edilen terli beden Kükürtü boğmalıydı zamanında Duman altı gözlerinde tütsü izleri Uzunca, ince bir duman Mor damarlı sağ göz kenarı Liman manzarasına alışkın Elimiz Annibal’ın yüzüğünde Kime dur diyoruz bilinmez Durdurmak mı durmak mı niyetimiz Tersi bir dava mı görülüyor mahkemede Özgürlük, perdenin arkasından Silüeti görünen bir kuş kadar Yer kaplıyorsun, kelimeleri yutturuyor İçimizden konuşturuyorsun Yağmurlar sarkıyor şimdi Siyahlardan daha karanlık D...
Yarın, daha yoksul kalıyor içim Üzüntülü ruh halleri bundan buluyor insanı Yarın hep senden aldıklarıyla kalıyorsun Küstüm çiçeğinin yanında açıyorsun Yarın sana ayrılan sürenin sonuna geliyorsun Yeni gün dokundukça kapanıyor içim -iyi geceler diyemeden şehir değiştiriyorum Ay, yine derdimin bilincinde yar a sını kesip atmış Kalan yarısıyla sanatına ilham oluyor bir kâhinin Dahab’ın hafif nemli rüzgârıyla kehanet getiriyorsun Yıldızları şarkına musallat edince bir çağ Tek dönümlük sırta atıyor kendini Bir çağın başlangıcıyla bitişi Tek dönümlük sırta bakıyor Yarın sende çekip gidiyorsun Bu sefer sözlerini yazdığım şarkının Notalarını eksik bırakıyorum Yarın sadece bu körfez manzarasında Yarın sana ayrılan sürenin sonunda Son bir kez gülümse Çekiyorum yakandan Ahımı yapıştırmak için yakana Yarın bir kum tanesi kalıyorsun Yarın suya çekiliyorsun Sonunda sende çekip gidiyorsun Küstüm çiçeğinin yanından ge...
Sesleniyorum sessiz sedasız, nasıl seslenmek… Mevsimlerin geçtiği her yoldan, avazım çıkmayıncaya Eski tüllerin arkasında yeni şeritli yollara baka baka Cuma akşamları teneke kadehleri çalar meyhanemde Cümbüş var, ayrılık düşmüş haneme gel sende Camgüzelleri bugün daha canlı Ayını bekliyor hepsi cam kenarı kafeste Ellerinde biletlerle gel, senelerin peşinde Cumartesi sabahı dağılacaktık nerede kaldın Geçemedin mi gecenin bile içinden Sade benim nefesim mi kolaydı geçilesi? Meyhanemde sana küstü, mevsimlerimde Kaçırdın cümbüşü saklı kaldı içimde Bir kitabın arasına koyduğumuz Gezi notları ve biletler gibiyiz Eskiyene kadar arada kalıyoruz Dert etmesek mi atılan tüm tekleri Kılçıksızdır belki bu hayat Öylece lüp diye gidiyordur boğazdan Gemileri bile sollayarak Azalıyor içimizde zaman kadar İyi olan yan, düşünmekten bunlar Düşünüyoruz ama bak İki yenik bir şişeyi dolduramadık Cümbüş var camgüzelleri Elleri...
Yorumlar
Yorum Gönder