Zaman Sadece bir kere doğmuş İzbe çocukluğuyla Geçicilikten ibaret, esmer tenli bir gençtir Neler yaptığını bilmeden dolanıp dururken Onu her gördüğümüzde üstüne anlamlar Taşıyamayacağı anlamlar yüklemişizdir Yaşanmış Ya da yaşanmak istenmiş Bütün anlamlar Tenine yapışmış en çirkin haliyle Anlamsızlaşmıştır Zaman kalp kırmadan, gözleri yerde Ömrümüzden geçmiştir.
Sesleniyorum sessiz sedasız, nasıl seslenmek… Mevsimlerin geçtiği her yoldan, avazım çıkmayıncaya Eski tüllerin arkasında yeni şeritli yollara baka baka Cuma akşamları teneke kadehleri çalar meyhanemde Cümbüş var, ayrılık düşmüş haneme gel sende Camgüzelleri bugün daha canlı Ayını bekliyor hepsi cam kenarı kafeste Ellerinde biletlerle gel, senelerin peşinde Cumartesi sabahı dağılacaktık nerede kaldın Geçemedin mi gecenin bile içinden Sade benim nefesim mi kolaydı geçilesi? Meyhanemde sana küstü, mevsimlerimde Kaçırdın cümbüşü saklı kaldı içimde Bir kitabın arasına koyduğumuz Gezi notları ve biletler gibiyiz Eskiyene kadar arada kalıyoruz Dert etmesek mi atılan tüm tekleri Kılçıksızdır belki bu hayat Öylece lüp diye gidiyordur boğazdan Gemileri bile sollayarak Azalıyor içimizde zaman kadar İyi olan yan, düşünmekten bunlar Düşünüyoruz ama bak İki yenik bir şişeyi dolduramadık Cümbüş var camgüzelleri Elleri...
Dünyayı izlemek dediğin Önünde duran insan yapımı Kaldırımlarla dolu şu sokak mı şimdi Yelkovan ve akrep arasında İki yakada da var olamayan En müstehcen yeri yüzünde Hiç örtünemeyen, hiç kapanmak ve susmak bilmeyen Namlunun ucu şakağında Şakağında tek kurşunla Tek kurşunla Papatyalar açtıran bir nehir Üstünde yüzen kırk bir numaralı Susmak bilmeyen yankılar Yankılar kapatıyor Metalin soğuk tütsüsünü Beynin kıvrımlarında bu şehir Güne tezat bedenler üzerinde Gün ileri gitmekten çekinmez Kilitli zamanı açıp Düşmanından aldıklarını izletir Tek bir sarsıntı ister İzletirken tüm aldıklarını Tek bir sarsıntıyla yerinden kalkmasını var olmayanın Boşluğun boşlukla kavgasını Felaket yoksa yoktur gün Alınamayacak olanları ister Columna kırk bir kez sarsılır Boşluk taşlarla dolar Kıvrımlar daralır, bir tırtıldır Dokunulduğunda kapanan kendine Var olmayansa özgürdür Taşlarla dolu b...
Yorumlar
Yorum Gönder