SUS –a'mak

Nedenler, nedenlerimiz 

Gökyüzü gibi 

Hava gibi, nefes 

Ten gibi  

Nedensiz kalınsa  

Yok olunur gibi 

Değil mi ki kader 

Üstümüzü örter 

Üstümüz kardan bir kâğıt 

Çiçekleri çizen küçük ellerimiz 

Renkli papatyalar solda ve sağda 

Ve ortada kendi elini tutan 

Kendi başına çocukluğumuz 

Susmak başta güzeldi komutanım  

Sus dedik kendimize, önce adap 

Sus! dendi yüzümüze  

Yüzümüzden gidilmesin diye 

Sus olduk, süs olduk 

Salağa yatarken 

Sonunda başardık salak olduk 

Ondan sonra ne olma dendiyse 

O olduk komutanım 

Gerisi teferruat 

Bir de olamadıklarımız  

Olabilecekken olamadıklarımız 

Oldurabilecekken olduramadıklarımız 

Hep okurduk, dinlerdik 

Uzak diyarın masalları gibiydiler 

Uzak diyar masallarında  

Bizler varmışız 

Bizler, biz tek ayak üstünde  

Kırk taklayla güvercin kaçıranlar 

Sol elimizi koysak yetermiş üzerine  

Sol elimizi kesmişler komutanım  

Birer renkli papatya ondan eksik 

Kafamız, boş dünya manzaralı 

Tepelerimiz tepemizde durmaz  

Bifrost üzerinden tanrılar koşturur 

Dökük çatılarda iki kuzgun 

Bir kappa sudan çıkan 

Kasırgalar koparken  

Donarız masallarımızda 

Üstümüz kardan 

Aklımızda sendeler  

Döner sırtını bize  

Bulunduğumuz konum itibariyle 

Ruh önden yer tutmuş 

Aramızda kalsın diyeceğim 

Ortada kalsın komutanım 

Aramızda kalan toprağa meyilli 

Meyilli ve motifli, kibar ve 

Tasvir edilemez 

Susalım komutanım 

Susalım  

Susmak 

Sonra da güzelmiş 

Susmak  

Sonra da  

Sus  

-a’mak 

Bir papatyanın rengi olabilmek için  

En kökten gerçeğe  

Gökyüzü gibi 

Hava gibi, nefes 

Ten gibi. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MASAL

SENLİ BENLİ

COLUMNA